İran Internet özgürlüğünde Türkiye’nin önüne mi geçecek
?
Türkiye’de Internet kullanımına kısıtlamalar getiren ve
hükümet denetimini arttıran yeni yasayı ,Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün veto
edip etmeyeceği henüz açıklığa kavuşmadı . Ama yeni bir gelişme oldu, otokratik
bir rejim olan sınır komşumuz İran’ın Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ülkesindeki
Internet kullanıcılarına Mart ayı sonundan itibaren daha rahat nefes
aldıracağını açıkladı
Washington Post Gazetesinde, 16 Şubat tarihinde
yayımlanan bu haberi okuyunca beynimden vurulmuşa döndüm. Daha otokratik
olduğuna inandığımız bir ülkede Internet kullanıcıları rahatlatılmaya
çalışılıyor, buna karşılık demokratik AB aday ülkesi olan Türkiye’de ise
Internet’e sansür uygulaması başlatılmak isteniyordu.. Nitekim, 6 Şubat 2014
tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi, böyle bir yasa teklifini kabul etti
bile. Bu yasa tasarısı , bu ay sonuna kadar, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün
onayından geçerse yasalaşacak.
Kulislerden gelen bazı duyumlara göre,
Cumhuriyet Halk Partisi, yasanın iptali için Anayasa Mahkeme’sine başvuracak,
ama başvurudan önce Cumhurbaşkanı Gül’ün
(bazıları ona Çankaya noteri
diyor) kararını bekliyor.
Bir yandan dış baskılar, bir yandan yoğun
protesto gösterileri ayyuka çıktı, ama Başbakan Tayyip Erdoğan Internet’e sansür
getirileceğini reddediyor ve hükümetine karşı bu sesleri “porno lobisi”nin
haykırışları olarak niteliyordu.
Çok yazılıp çizildi, ama bir kez daha
tekrar etmekte yarar var, yeni yasa tasarısına göre;
* İnternet’te özel
hayatının ihlal edildiğini düşünen kişiler mahkeme yerine doğrudan TİB’e (
Türkiye İletişim Başkanlığı) başvuracak.
* TİB, yayının engellenmesine karar
verirse, karar uygulanmak üzere Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne (ESB)
bildirecek. ESB durdurma kararını en geç 4 saat içinde yerine getirecek.
* Bu
talep 24 saat içinde Sulh Ceza Hakimine götürülecek. Özel hayatın gizliliğinin
ihlaline bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, doğrudan TİB
Başkanı’nın emriyle erişim engellenecek. Bu acil uygulamada hakim kararı
aranmayacak.
* Yer sağlayıcılar, Internet kullanıcılarının kullanım
trafiklerini iki yıla kadar saklamak zorunda olacak. Ayrıca TİB’in veya
mahkemenin erişimin engellenmesine karar verdiği sitelere alternatif erişim
yollarını da engellemekle görevli olacak.
* En önemlisi, kullanıcı ulaşmak
istediği içeriğin engellendiğini bilmeyecek. Bu durumdan hiçbir şekilde
“haberdar” olamayacak.
* Kullanıcı bir linke tıkladığı zaman, o içerik URL
bazlı engellendiyse, ya sayfa hiç açılmayacak, ya başka bir sayfaya
yönlendirilecek ya da yanlış bir bilgiye ulaşacak.
* URL bazı engellemede,
siteye girmeye çalışan kişiler, linke tıklayanlar takip edilebilecek.
Internet’te bu tür kısıtlamalar Çin, İran ve Suudi Arabistan’da
uygulanan URL tabanlı siyasi amaçlı engelleme yöntemleri olarak
biliniyor.
Internet’in teknik olarak erişebilirliğini ülkeler bazında
karşılaştırmalar yaparak açıklayan Netindex’e. göre, İran, Internet erişimi için
gerekli olan bant genişliğinde, 184 ülke arasında 170.’inci sırada yer alıyor.
Anladığım kadarıyla bu, Internet erişiminin çok yavaş olduğunu gösteriyor. İran
hükümeti, şimdi teknik olarak bu bant genişliğini arttırarak Internette daha
hızlı erişebilirliği hedefliyor. Washington Post Gazetesinin haberine göre,
İran’ın şimdiki hedefi nant genişliğinde 135. sıraya çıkmak ve Interneti
hızlandırmak.
İran’da yıllardır uygulanan Internet’teki bu yavaş hız,
hükümetin filtreleme denetimini kolaylaştıryordu.
Ancak, İran’ın
reformcu Cumhurbaşkanı Ruhani, geçen gün yaptığı açıklamada, bu denetimin ters
teptiğini belirtti ve “ Allahın izniyle “, Internet’in hızlandırılması için
çalışmaların sürdüğünü ve Mart ayından itibaren hızlı Internet’in başlayacağı
sözü verdi.
76 milyon nüfuslu İran’ın Bilim ve Teknoloji Bakanı, Internet
denetiminin, ülkedeki e-ticarete bile sekte vurduğunu hatırlattı ve Internet’in
hızlandırılması gereksinimi dile getirdi.
Netindeks’e göre , Türkiye’de
hızlı Internet mevcut. 184 ülke arasında 72. sırada.
Ama, maalesef Internet’e
sansür uygulanmak isteniliyor.
2014 yılında, bilim ve teknolojide çağın
gerisinde kaldıklarını itiraf eden İran hükümet yetkilileri ise, şimdiye kadar
uygulanan Internet’teki siyasi kısıtlamaların ters teptiğini itiraf ediyorlar.
Yoruma açık bir durum değil mi ???